Biliyorum, artık İEL’li gencin dershane sınavları yakınmasından hepinize gına geldi, ama ne yapalım abi, müfredat farklı, konuların yarısını bilmiyoruz, bi de en iyi dershaneler bunu görmezden geliyorlar, sonuçta para bize giriyor. Özel okulda okuyoruz sanki ya. Bu okul yüzünden yaptığım masrafın haddi hesabı yok. Dershaneden indirim alamazsın 6 milyar, okula gidersin bağış isterler 8 milyar (tabii ki hepsini vermiyoruz, hatta 4te 1ini bile vermiyoruz.). Etti mi 14 milyar? Zaten kitap parası 400 küsür lira, bi de ekstra aldığın kaynaklar var, yuvarla 750. Bi de işte efendim çok iyi okuluz ya, Austausch, MUN falan derken ekle üstüne her yıl 2 milyar daha, 18milyar 750. E bi de yatılıyız, market alışverişi, bazen dışarıdan yemeği falan filan, ekle ona da yılda 1milyar. Bi de parasız yatılı olmayınca devlet de vuruyor, 1.5milyar. Noldu? 21.250. Yuvarlayalım tamam abartmış olabilirim 20 milyar. Ulan 20 milyara özel okula giderim lan!
Neyse efenim, kalktım bugün yine biraz oturduktan sona duşumu aldım, güzel güzel giyindim, parfümümü sıktım. Tabii şimdi hemen soru işareti oluştu sizde, “Dershane sınavına giderken mi?”. Evet. Çünkü amacım burs almak olsa da alamayacağımı bildiğim için en azından belki birileriyle tanışırım dedim. Hani cinsiyeti kız olan birileriyle. Şimdi kuruyorum kafamdan, “Yanıma bi kız otursa, böyle güzel bişi. Muhabbet bi şekilde ilerlese falan, numaramı versem. Belki bir şeyler çıkar lan.”. Evet, bütün “abaza, pislik, salak” hakaretlerinizi üstleniyorum. Ama o sınava gitmem için şevk lazımdı, ben de böyle bi yol buldum.
Derken, çıktım yola. Murphy’de oradaymış, haber vermedi şerefsiz. Sonra tramvayı 10 dk bekleyince anladım. 10 dk sonra gelen tramvay Eminönü tramvayıydı, bindim, Eminönü’nde indim, orada da bir tramvayı dolduracak kalabalığın arasından son anda kendimi gelen öbür tramvaya atmayı başardım. Gittim Kabataş’a, otobüse bindim, trafik var tabii ki. Normalde olmayan trafik. Dershaneye vardığımda saat 16.00’dı, ulan zaten kız olsa sınav esnasında tanışamam, numaramı vermek zaten hikaye. Gittim dershaneye, buldum sınıfımı, girdim içeri, bilin bakalım yanımda kim oturuyor? Hayır efendim, böyle bıyıklı, sakallı bi eleman falan değil. Kız. Ama kim? En yakın arkadaşımın sevgilisi, benim de arkadaşım İdil. Zaten sol tarafımda da Emin var. Düştü mü benim hayaller suya. Daha moral orada bozuldu, yumuldum teste, onu da çözemeyince. Sinirlerim bozuldu, sık sık güldüm sınav esnasında. E çıkınca da .öte giren şemsiye açılmaz hesabı, yaptık dalgamızı kapı önünde, ben de o sırada kız kestim işte.
Anca uzaktan bakarız zaten amk.